İşe giriş sağlık raporu, 6331 sayılı Kanun gereği tüm çalışanlar için zorunlu tutulan, kişinin yapacağı işe sağlık açısından uygun olup olmadığını belgeleyen resmi bir sağlık değerlendirmesidir. Tehlike sınıfına göre fizik muayene, kan tahlili, akciğer grafisi, solunum testi ve göz-işitme taramalarını kapsar.
İşe giriş sağlık raporu, bir çalışanın yapacağı işe sağlık yönünden uygun olup olmadığını belgeleyen resmi değerlendirmedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 15. maddesi bu raporu Türkiye'deki her işyeri için zorunlu tutar. Raporsuz işçi çalıştırmak işverene idari para cezası getirir, iş kazasında ise SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) rücu davası ve TCK 85/89 kapsamında taksirle yaralama/öldürme riski doğurur. Rapor; tehlike sınıfına göre fizik muayene, hemogram, PA akciğer grafisi, spirometri (solunum fonksiyon testi) ve odyometri (işitme testi) gibi tetkikleri kapsar. Başlamak için üç şey gerekir: işin tehlike sınıfının doğru tespiti, yetkili hekimin belirlenmesi (aile hekimi, işyeri hekimi veya OSGB hekimi) ve çalışanın muayene hazırlığı.
İşe giriş sağlık raporu, çalışacak kişinin bedensel ve ruhsal durumunun belirli bir işi yapmaya uygun olduğunu hekim onayıyla belgeleyen yasal bir rapordur. 6331 sayılı Kanun m.15'te "sağlık gözetimi" başlığı altında düzenlenen bu rapor, sadece evrak tamamlama aracı değildir; kişinin kalp, akciğer, göz, işitme ve iskelet sisteminin yapacağı göreve fiilen dayanıp dayanmayacağını ortaya koyar. Yüksekte çalışacak birinin denge kaybı olup olmadığı, ağır yük taşıyacak birinin lomber disk hernisi (bel fıtığı) bulunup bulunmadığı ya da kimyasal ortamda görev alacak birinin akciğer kapasitesinin yeterliliği ancak bu raporla belirlenir.
İşe giriş sağlık raporu, iş kazası ve meslek hastalığı sorumluluğunu düzenleyen zincirin ilk halkasıdır. 6331 sayılı Kanun m.15/1, çalışanların işe girişlerinde, iş değişikliklerinde ve altı aydan uzun işten uzaklaştırmalardan sonra sağlık muayenesinden geçirilmesini emreder. Raporsuz çalıştırma tespitinde işverene 2026 yılı için idari para cezası kesilir; iş kazası yaşanırsa SGK kaza tazminatını işverene rücu eder. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi içtihadına göre, raporu alınmamış çalışanın kazasında "kaçınılabilir risk" kabul edilir ve işverenin kusursuz sorumluluğu ağırlaştırılır. Bu yüzden rapor bir formalite değil, yasal savunma kalkanıdır.
İşe giriş sağlık raporunu düzenleyecek hekim, işin tehlike sınıfına göre değişir. Az tehlikeli işlerde aile hekimi veya işyeri hekimi rapor verebilir; tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde raporu yalnızca işyeri hekimi veya OSGB bünyesindeki hekim düzenleyebilir. Bu ayrımın dayanağı, 20.07.2013 tarihli ve 28713 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik'tir. İşyeri hekimi çalışma ortamının risklerine hâkimdir ve hangi tetkikin hangi pozisyon için gerekli olduğunu sektör bilgisiyle değerlendirir. Aile hekiminden alınan raporun tehlikeli sınıf işlerde kullanılması yasal olarak geçersizdir ve denetimde raporsuz sayılır. İşe giriş raporu, daha geniş sağlık raporu ailesinin pozisyon bazlı bir alt türüdür.
Rapor kapsamı işin tehlike sınıfına ve çalışma ortamının özel risklerine göre belirlenir. Ancak her sınıfta ortak olan temel tetkikler şunlardır: fizik muayene (boy, kilo, tansiyon, nabız, sistem muayenesi), hemogram (tam kan sayımı), biyokimya (açlık glikoz, karaciğer ve böbrek fonksiyonları), tam idrar tahlili ve görme keskinliği ölçümü. Tehlikeli işlerde bunlara PA akciğer grafisi (posteroanterior akciğer filmi), odyometri ve spirometri eklenir. Çok tehlikeli işlerde paket en geniş hâlini alır: EKG (elektrokardiyografi), ağır metal taraması, psikolojik değerlendirme, vestibüler test (denge değerlendirmesi) ve gerektiğinde uyuşturucu madde taraması.
Her tetkikin bir klinik karşılığı vardır. Spirometri FEV1/FVC oranını ölçerek restriktif ve obstrüktif akciğer hastalığını ayırır; tozlu ortamlarda çalışacaklar için ön şarttır. Odyometri 85 dB üzerinde gürültüye maruz kalacak personelde işitme eşiğini belirler. EKG, kalp ritim bozukluğunu ve iskemik bulguları saptar; yüksekte çalışma ve gece vardiyası için kritik önem taşır. Bu tetkikler birbirinin yerine geçmez; biri atlandığında o risk alanı "görülmemiş" kabul edilir ve ilerideki kaza davasında işverenin kusuru artar.
Tehlike sınıfını belirleyen, işyerinin genel sektörü değil çalışanın fiilen yaptığı iştir. İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği, NACE (Avrupa Topluluğu Ekonomik Faaliyetler İstatistiki Sınıflaması) kodlarına göre işleri üç sınıfa ayırır: az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli. Bir marketin kasiyeri az tehlikeli sınıfta yer alırken aynı marketin deposunda forklift kullanan personel tehlikeli sınıfa girer; iki çalışanın rapor paketi birbirinden farklı olmalıdır.
Aşağıdaki tablo tehlike sınıfına göre tipik tetkik paketini ve rapor geçerlilik süresini özetler:
| Tehlike Sınıfı | Örnek İş Kolu | Zorunlu Tetkikler | Yetkili Hekim | Geçerlilik Süresi |
|---|---|---|---|---|
| Az Tehlikeli | Ofis, büro, eğitim, idari görev | Fizik muayene, hemogram, biyokimya, TİT (tam idrar tahlili) | Aile hekimi / işyeri hekimi / OSGB | 5 yıl |
| Tehlikeli | İnşaat, metal işleme, depo, gıda üretimi | Yukarıdakiler + PA akciğer grafisi + odyometri + spirometri | İşyeri hekimi / OSGB hekimi | 3 yıl |
| Çok Tehlikeli | Maden, kimya, patlayıcı madde, yüksekte çalışma | Yukarıdakiler + EKG + ağır metal + psikolojik değerlendirme + vestibüler test | İşyeri hekimi / OSGB hekimi | 1 yıl |
Rapor geçerlilik süresi az tehlikeli işlerde 5 yıl, tehlikeli işlerde 3 yıl, çok tehlikeli işlerde 1 yıldır. Bu süreler dolduğunda periyodik muayene yapılır ve rapor yenilenir. Gece vardiyasında çalışanlar için 6331 sayılı Kanun özel bir kısıtlama getirir: gece çalışanı en az yılda bir kez tehlike sınıfından bağımsız sağlık muayenesinden geçirilmelidir. Hamilelik döneminde iş uygunluk değerlendirmesi yenilenir; emzirme döneminde çalışma koşulları özel olarak düzenlenir. İş değişikliği, pozisyon değişikliği veya altı aydan uzun iş göremezlik durumunda da rapor yeniden alınır. Süresi dolduğu hâlde yenilenmeyen rapor, denetimde yok sayılır ve raporsuz çalıştırmayla aynı yaptırıma tabi tutulur.
Rapor alma süreci üç aşamadan oluşur: risk değerlendirmesi, muayene ve tetkikler, rapor düzenleme. Birinci aşamada çalışanın NACE kodu, tehlike sınıfı ve görev tanımı belirlenir; buna göre tetkik paketi çıkarılır. İkinci aşamada hekim fizik muayeneyi yapar ve gerekli kan, idrar, görüntüleme ve fonksiyon testlerini ister. Üçüncü aşamada tüm sonuçlar değerlendirilir ve hekim üç karardan birini verir: "işe uygundur", "koşullu uygundur" veya "işe uygun değildir".
Rapor tamamlanınca İSG-KATİP sistemi üzerinden dijital olarak kaydedilir ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veri tabanına işlenir. 2024 sonrası alınan raporlar e-Rapor sistemi üzerinden karekodla doğrulanabilir; kâğıt raporun dijital kaydı yoksa denetimde geçersiz sayılır. Bu dijital doğrulama, sahte rapor kullanımını engelleyen kritik bir güvenlik katmanıdır.
Koşullu uygunluk, çalışanın belirli kısıtlamalarla işe uygun bulunmasıdır. Gözlük kullanan forklift operatörünün raporu "gözlük şartıyla uygundur" ibaresiyle düzenlenir; lomber disk hernisi öyküsü olan depo çalışanı "ağır yük kaldırma hariç uygundur" kaydıyla görevlendirilir. Bu koşullar rapora açıkça yazılır ve işveren bu sınırlamalara uymak zorundadır. Sahada en sık yapılan hata, "koşullu uygun" raporu olan çalışanın kısıtlamaya aykırı pozisyona yerleştirilmesidir. Böyle bir durumda iş kazası yaşandığında işverenin hukuki savunması tamamen çöker; koşullu uygunluk kararı rapor dosyasında görünür bir uyarıdır ve göz ardı edilemez.
Çalışan muayeneye gelmeden önce beş hazırlığı tamamlamalıdır: 8-12 saat açlık (kan tahlilleri için), sabah ilk idrarın orta akımı (TİT için), kontakt lenslerin 24-48 saat önceden çıkarılması (göz muayenesi için), test günü sigara içilmemesi (spirometri için) ve kullanılan ilaçların tam listesinin hekime bildirilmesi. Epilepsi, kalp ritim bozukluğu veya kontrol altındaki tip 2 diyabet gibi kronik hastalıklar işe uygunluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz; hastalığın kontrol altında olduğunu belgeleyen epikriz ve reçete hekime ulaştırılmalıdır.
En sık yapılan çalışan hatası, rapor sürecini "formalite" kabul edip hızlı ve yüzeysel muayene aramaktır. Yetersiz muayeneyle alınan rapor, ileride yaşanacak bir sağlık sorununda çalışanın hak kaybına yol açar; çünkü "işe giriş muayenesinde bu sorun saptanmamıştı" itirazı hem tazminat hem de meslek hastalığı sigorta sürecini doğrudan etkiler.
İşveren, çalışanı işe başlatmadan önce raporu almak, rapordaki koşullara uymak ve periyodik muayene takvimini takip etmekle yükümlüdür. 6331 sayılı Kanun m.15/1 "Çalışanların işe girişlerinde, iş değişikliğinde ve iş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaştırmalarından sonra talep edilmeleri hâlinde sağlık muayeneleri yapılmalıdır" der. Raporsuz çalıştırılan işçide iş kazası meydana geldiğinde işveren için üç yaptırım eş zamanlı işler: SGK rücu davası, idari para cezası ve TCK 85/89 kapsamında taksirle yaralama/öldürme davası.
İşverenin ikinci yükümlülüğü İSG-KATİP kaydıdır. Raporlar, sözleşmeli OSGB veya işyeri hekimi aracılığıyla sisteme eş zamanlı girilir; geç kayıt veya eksik kayıt denetimde raporsuz sayılır. Üçüncü yükümlülük, koşullu uygunluk kararlarının iş organizasyonuna yansıtılmasıdır. Bu adım atlanırsa mahkeme, işverenin "bildiği risk" karşısında önlem almadığına hükmeder.
İşe giriş sağlık raporunda sahada en sık karşılaşılan beş hata şunlardır: tüm çalışanlara aynı tetkik paketinin uygulanması, muayenenin "göz kararı" yapılıp fizik bulguların atlanması, koşullu uygunluk kararlarının göz ardı edilmesi, eski raporun farklı iş kolu için kullanılması ve periyodik muayene takviminin tutulmaması. Ofis çalışanına spirometri ve ağır metal taraması yapmak gereksiz yükken, maden işçisine sadece hemogram yaptırmak hayati eksikliktir.
Sistematik fizik muayene, sadece kan tahliline bakılarak elde edilemeyecek üç bulguyu ortaya çıkarır: kalp üfürümü, nörolojik refleks asimetrisi ve kas-iskelet sistemi kısıtlamaları. "Gözlük şartıyla" uygun bulunan operatörün gözlüksüz çalıştırılması, kazada işverenin hukuki savunmasını tamamen ortadan kaldırır. Farklı iş kollarının farklı risk profili vardır: ofis işi için alınmış rapor, inşaat şantiyesi için geçerli değildir.
İSG-KATİP (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde işleyen merkezi dijital kayıt sistemidir. Tüm işe giriş ve periyodik muayene raporları bu sisteme işlenir; denetimlerde rapor doğrulaması kâğıt belgeden değil İSG-KATİP kaydından yapılır. 2024 sonrası alınan raporlar ayrıca e-Rapor sistemi üzerinden karekodla doğrulanabilir hâle gelmiştir.
Dijital kayıt üç avantaj sağlar: sahte rapor kullanımı engellenir, periyodik muayene takvimi otomatik hatırlatma üretir ve denetimde ibraz süresi sıfırlanır. İşveren açısından kritik nokta şudur: kâğıt raporun İSG-KATİP karşılığı yoksa o rapor hukuken yok hükmündedir. Bu nedenle OSGB veya işyeri hekimi seçiminde sistem entegrasyonu sorgulanmalıdır.
İşe giriş sağlık raporu 6331 sayılı Kanun m.15 gereği her işyeri için zorunludur; raporsuz çalıştırma idari para cezası, SGK rücu davası ve TCK 85/89 riski doğurur. Rapor içeriği tehlike sınıfına göre değişir: az tehlikeli işlerde 5 yıl, tehlikeli işlerde 3 yıl, çok tehlikeli işlerde 1 yıl geçerlidir. Yetkili hekim tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde işyeri hekimi veya OSGB hekimidir; aile hekimi raporu bu sınıflarda geçersizdir. Koşullu uygunluk kararları rapora yazılır ve işveren bunlara uymak zorundadır. Tüm raporlar İSG-KATİP sistemine işlenir; dijital kaydı olmayan rapor denetimde yok hükmündedir.
İşe giriş sağlık raporu olmadan işe başlanabilir mi?
İşe giriş sağlık raporu olmadan işe başlatmak yasaktır. 6331 sayılı Kanun m.15 bu raporu işe başlangıç koşulu olarak tanımlar. Raporsuz çalıştırılan işçide iş kazası meydana gelirse işveren idari para cezası, SGK rücu davası ve TCK 85/89 kapsamında taksirle yaralama/öldürme davasıyla aynı anda karşılaşır. Rapor tamamlanmadan çalışana görev verilemez.
Aile hekiminden alınan rapor her iş için geçerli midir?
Aile hekiminden alınan rapor yalnızca az tehlikeli iş kollarında geçerlidir. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıf işlerde raporun işyeri hekimi veya OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) bünyesindeki hekim tarafından düzenlenmesi zorunludur. 20.07.2013 tarihli Yönetmelik bu yetkilendirmeyi hekimin mesleki eğitim sertifikasına bağlar.
Rapor kaç yıl geçerlidir?
Rapor geçerlilik süresi tehlike sınıfına göre belirlenir: az tehlikeli işlerde 5 yıl, tehlikeli işlerde 3 yıl, çok tehlikeli işlerde 1 yıl. Gece vardiyasında çalışanlar için süre tehlike sınıfından bağımsız biçimde yılda 1'e iner. İş değişikliği, pozisyon değişikliği veya 6 aydan uzun iş göremezlik durumlarında rapor süresinden bağımsız yenilenir.
Rapor başvurusundan önce hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Rapor başvurusu öncesi nüfus cüzdanı, SGK sicil numarası, varsa önceki sağlık raporu, kullanılan ilaçların listesi, geçirilen ameliyat ve hastalık öyküsü ile kronik hastalık takip belgeleri hazırlanır. İşveren tarafından düzenlenen görev tanımı ve NACE kodu bilgisi de tetkik paketinin doğru belirlenmesi için gereklidir.
Eski işyerinden alınan rapor yeni iş yerinde kullanılabilir mi?
Eski işyerinden alınan rapor yeni iş yerinde yalnızca tehlike sınıfı ve görev içeriği aynıysa kullanılabilir. İş kolu, pozisyon veya çalışma ortamı değiştiğinde risk profili de değişir ve rapor yeniden alınır. Farklı NACE kodundaki bir işte eski raporun kullanılması, denetimde raporsuz çalıştırma olarak değerlendirilir.
2017 yılında kurulmuş olan Satem mobil sağlık hizmetleri, branşlarında uzman 25 kişilik kadrosu ile mobil sağlık hizmetleri...
Tek hekim sağlık raporu, sağlık kurulu (heyet) zorunluluğu olmayan durumlarda tek bir hekimin imza ve kaşesiyle düzenlediği resmi tıbbi belgedir. Sağlık Bakanlığı Sağlık Raporları Yönetmeliği (2024) ve 6331 sayılı İSG Kanunu çerçevesinde aile hekimi, işyeri hekimi, devlet hastanesi pratisyen ve uzman hekimleri tarafından verilir, e-Nabız ve MEDULA sistemlerine kaydedilir.
Sağlık durumu bildirim raporu, kişinin yaptığı işe veya başvurduğu faaliyete uygunluğunu hekim onayıyla belgeleyen resmi tıbbi belgedir. Yetkili sağlık kuruluşlarında 6331 sayılı İSG Kanunu, 5510 sayılı SGK Mevzuatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Raporları Yönetmeliği (2024) çerçevesinde düzenlenir.
Mobil sağlık hizmeti, tıbbi ekipman ve uzman personelin hastane dışına taşınarak sağlık hizmetinin kişinin veya kurumun bulunduğu lokasyonda sunulması modelidir.
İşletmenizin yasal yükümlülüklerini profesyonel OSGB hizmetimizle yönetiyoruz. İş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve risk analizi çözümleri için tıklayın.