İster bireysel sağlık endişeleriniz ister kurumsal yasal yükümlülükleriniz için güvenilir İnfluenza (Grip) Testi süreçlerimiz hakkında hemen detaylı bilgi edinin.
Hemen Teklif Al!
Kış aylarının gelmesi ve havaların soğumasıyla birlikte, çevremizde hapşıran, öksüren veya "üzerimden tır geçmiş gibi hissediyorum" diyenlerin sayısı hızla artar. Çoğu zaman basit bir soğuk algınlığı zannedilerek geçiştirilmeye çalışılan bu durum, aslında İnfluenza yani bilinen adıyla grip olabilir. Paçayı bu virüse kaptırdığınızda vücudunuzun verdiği tepkiler, nezleden çok daha sert ve yıpratıcıdır.
Hastalığın adını koymak, sadece merakı gidermek için değil, tedavi haritasını doğru çizmek için hayati önem taşır. Çünkü bakteriyel bir enfeksiyon sanıp yanlış ilaç kullanmak, virüsle savaşan vücudunuzu daha da yorabilir. İşte bu noktada uyguladığımız İnfluenza testi, yaşadığınız tablonun mevsimsel bir yorgunluk mu yoksa viral bir saldırı mı olduğunu net bir şekilde ortaya koyar.
İnfluenza; solunum yollarına yerleşen, akciğerlere kadar inebilen ve son derece bulaşıcı olan viral bir enfeksiyondur. Toplumda genellikle "paçavra hastalığı" olarak bilinmesinin sebebi, kişiyi aniden yatağa düşürecek kadar halsiz bırakmasıdır. Eğer bağışıklık sisteminiz zayıfsa veya kronik bir rahatsızlığınız varsa, bu süreci doktor kontrolünde ve doğru teşhisle yönetmeniz gerekir.
Test yaptırmanın temel amacı, virüsün tipini belirlemektir. İnfluenza A ve B olarak iki ana gruba ayrılan bu virüslerin tespiti, doktorunuzun size antiviral ilaç başlayıp başlamayacağına karar vermesini sağlar. Unutmayın, grip tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur; bu yüzden test sonucu, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçen en güçlü fren mekanizmasıdır.
Sabah gayet iyi uyanıp, öğleden sonra aniden ateşiniz 38 derecenin üzerine fırlıyorsa dikkatli olmalısınız. Soğuk algınlığı sinsice ve yavaş gelirken, grip davul zurnayla, gürültülü gelir. Aşağıdaki İnfluenza belirtileri sizde de mevcutsa, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir:
Hastalığın teşhisi için uyguladığımız yöntem, "Hızlı Antijen Testi" olarak bilinir ve oldukça pratiktir. Bu işlemde herhangi bir kan alımı yapılmaz. Uzman sağlık personelimiz, özel yapıdaki ince bir eküvyon çubuğu ile burun deliğinden girerek geniz bölgesinden (nazofarenks) sürüntü örneği alır.
İşlem sadece birkaç saniye sürer. O an burnunuzda hafif bir gıcıklanma veya gözlerinizde yaşarma hissetmeniz son derece normaldir ancak ağrılı bir süreç değildir. Laboratuvar ortamında incelenen bu örnek, kısa süre içinde bize vücudunuzda İnfluenza A veya İnfluenza B antijenlerinin olup olmadığını gösterir. Sonucun pozitif çıkması durumunda, bulaştırıcılığı önlemek adına izolasyon süreci ve hekiminizin uygun gördüğü tedavi protokolü başlar.
Test sonucunuz pozitif çıktıysa, ilk kural dinlenmektir. Vücudunuz bir savaş veriyor ve bu savaşta enerjiye ihtiyacı var. Bol sıvı tüketimi, C vitamini desteği ve doktorunuzun reçete ettiği antiviraller iyileşmeyi hızlandırır. Genellikle ateş ve ağır semptomlar 3-4 gün içinde hafiflese de, öksürük ve yorgunluk hissinin vücudu terk etmesi 2 haftayı b
Hızlı antijen testleri, numune alındıktan sonra laboratuvarın yoğunluğuna bağlı olarak genellikle aynı gün içerisinde, çok kısa sürede sonuç verir. Amaç tanıyı hızla koyup tedaviye ve izolasyona hemen başlamaktır.
En temel fark şiddetidir. Soğuk algınlığında burun akıntısı ve hafif boğaz ağrısı ön plandadır, kişi ayakta atlatabilir. İnfluenzada ise ani yüksek ateş, şiddetli titreme ve kas ağrıları görülür; kişi günlük işlerini yapamayacak hale gelir.
Virüsü kaptıktan sonra belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süreye kuluçka dönemi denir. Bu süre ortalama 2 gündür ancak kişiden kişiye 1 ila 4 gün arasında değişebilir.
İnfluenza virüsleri her yıl mutasyona uğrayarak yapı değiştirdiği için aşılar da her sezon yenilenir. Tam koruyuculuğun sağlanması ve kışa hazırlıklı girmek için Ekim ve Kasım ayları aşılanma için en ideal dönemdir.
Hayır, kesinlikle kullanılmaz. İnfluenza viral bir enfeksiyondur, antibiyotikler ise sadece bakterileri öldürür. Gribe karşı antibiyotik kullanmak hastalığı iyileştirmediği gibi, bağırsak floranızı bozarak vücut direncinizi düşürebilir.
Bulaşıcılık, belirtiler ortaya çıkmadan 1 gün önce başlayabilir ve hastalık başladıktan sonra 5 ila 7 gün boyunca devam eder. Çocuklarda ve bağışıklığı zayıf kişilerde bu süre biraz daha uzayabilir.
Genç ve sağlıklı bireylerde genellikle kalıcı hasar bırakmadan geçer. Ancak yaşlılar, kronik akciğer/kalp hastaları ve diyabetlilerde; zatürre, bronşit ve solunum yetmezliği gibi hastaneye yatış gerektiren ciddi komplikasyonlara yol açabilir.