Ana Sayfa Testler Eritrosit Testi (RBC - Kanda ve İdrarda)

Eritrosit Testi (RBC - Kanda ve İdrarda)

İdrarda kan görülmesi (hematüri), böbrek taşı şüphesi ve kansızlık takibi için Eritrosit (RBC) analizi. Yerinde numune alımı hizmeti.

Eritrosit testi, kanda veya idrarda kırmızı kan hücrelerinin (alyuvarların) sayısını ve durumunu değerlendiren bir tahlildir. Eritrositler kanınıza kırmızı rengini veren ve akciğerlerden aldığı oksijeni vücudun her köşesine taşıyan hücrelerdir; bir nevi vücudun kargo sistemidir. Bu hücrelerin sayısı düştüğünde dokular oksijensiz kalır ve kansızlık (anemi) ortaya çıkar. Sayının gereğinden fazla artması ise kanı koyu ve yapışkan hale getirerek pıhtı riskini yükseltir. Eritrositlerin olması gereken yer kan damarlarıdır; idrarda görülmeleri ise böbrek veya idrar yollarında bir kaçağın, taşın ya da enfeksiyonun habercisidir. Dolayısıyla bu test, hem kanınızın oksijen taşıma gücünü hem de böbrek sağlığınızı tek seferde değerlendiren çift yönlü bir tahlildir.

Kanda Eritrosit Sayısı Ne Anlama Gelir?

Kanda eritrosit sayısı hemogram (tam kan sayımı) tahlilinde RBC değeri olarak raporlanır. Sağlıklı yetişkin erkeklerde bu sayı 4.5-5.5 milyon/µL, kadınlarda ise 4.0-5.0 milyon/µL aralığındadır. Sayının bu aralığın altına düşmesi kansızlık (anemi) demektir ve en sık sebepleri demir eksikliği, B12 vitamini yetersizliği ve kronik kan kaybıdır. Kansızlık belirtileri tanıdıktır: sürekli yorgunluk, merdiven çıkarken nefes nefese kalma, çarpıntı ve solgun cilt. Sayının normalin üzerine çıkması ise polisitemi olarak adlandırılır ve kan bu durumda koyu, yoğun bir kıvam kazanır. Polisiteminin en sık sebebi kronik oksijen yetersizliğidir: sigara içenlerde, yüksek rakımda yaşayanlarda ve KOAH (kronik akciğer hastalığı) olan bireylerde vücut oksijensizliği telafi etmek için daha fazla eritrosit üretir. Ancak nadiren kemik iliğinin kontrolsüz eritrosit üretmesi (polisitemia vera) gibi ciddi bir kemik iliği hastalığı da bu tablonun sebebi olabilir. Bu nedenle eritrosit yüksekliği saptandığında altta yatan nedenin araştırılması, sayının kendisi kadar önemlidir.

Hemogram Sonucunda Eritrosit Parametreleri Nasıl Okunur?

Hemogram sonuç kağıdında eritrositle ilgili birden fazla değer bulunur ve bunların her biri farklı bir bilgi verir. RBC sayısı kaç milyon eritrosit olduğunu gösterir. Hemoglobin (Hb), eritrositlerin içindeki oksijen taşıyan protein miktarını ölçer; erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL altı kansızlık eşiği olarak kabul edilir. Hematokrit (Hct) ise kanın yüzde kaçının eritrositlerden oluştuğunu gösterir; erkeklerde %40-54, kadınlarda %36-48 arası normaldir. Bu üçlü birlikte değerlendirilir: üçü de düşükse kansızlık kesindir, üçü de yüksekse polisitemi araştırılır.

Bunların yanı sıra eritrosit indeksleri denen üç parametre kansızlığın tipini anlamaya yarar:

  • MCV (ortalama hücre hacmi) eritrositin büyüklüğünü gösterir. 80 fL altıysa hücreler küçüktür ve demir eksikliği veya talasemi düşünülür; 100 fL üzerindeyse hücreler büyüktür ve B12 ya da folik asit eksikliği araştırılır.
  • MCH (ortalama hemoglobin miktarı) her bir eritrositin taşıdığı hemoglobin ağırlığını verir. Düşükse hücre yeterince oksijen taşıyamıyor demektir.
  • RDW (eritrosit dağılım genişliği) hücrelerin boyut farklılığını ölçer. Normal kanda eritrositler birbirine benzer büyüklüktedir; RDW yüksekse farklı boyutlarda hücreler karışık dolaşıyor demektir ve bu durum demir tedavisine yeni başlamış hastalarda veya karma eksikliklerde görülür.

İdrarda Eritrosit (Hematüri) Ne Anlama Gelir?

Normal şartlarda idrarda eritrosit ya hiç bulunmaz ya da mikroskobik incelemede her büyütme alanında 0-3 arası görülür. Bu sayının üzerine çıkmasına hematüri denir ve idrar yollarının herhangi bir noktasında (böbrek, üreter, mesane veya üretra) kanama olduğunu gösterir. Hematüri iki şekilde karşınıza çıkar: gözle görülebilen (makroskopik, idrar pembe-kırmızı) veya yalnızca laboratuvarda saptanan (mikroskopik, idrar rengi normal ama tahlilde eritrosit var). Her iki durumda da neden araştırılmalıdır.

En sık nedenler arasında böbrek taşı ve kum dökme (taş yol boyunca sürtünerek kanamaya yol açar), idrar yolu enfeksiyonu (iltihap damar duvarını zayıflatır ve kanama oluşur), erkeklerde prostat büyümesi ve yoğun fiziksel aktivite sonrası geçici hematüri yer alır. Ancak 40 yaş üstü bireylerde, özellikle sigara içenlerde, ağrısız ve tekrarlayan makroskopik hematüri mesane veya böbrek tümörünün habercisi olabilir. Ağrısız kanlı idrar her zaman ciddiye alınmalıdır çünkü tümörler başlangıçta ağrı vermez ve erken tanı ile tedavi başarısı doğrudan orantılıdır. Bu nedenle 40 yaş üstünde gözle görülür kanlı idrar olan her hastaya sistoskopi (mesanenin kamera ile incelenmesi) ve böbrek ultrasonografi yapılması uluslararası kılavuzlarca önerilmektedir.

İdrarda Eritrosit Pozitif ve Negatif Ne Demek?

İdrar tahlili sonuç kağıdında eritrosit sonucu bazen sayıyla (3, 10, 50 gibi), bazen de artı-eksi işaretiyle (pozitif/negatif) raporlanır. İdrar çubuğu testleri (stick) hemoglobine duyarlı bir kimyasal reaksiyon kullanarak kanda eritrosit olup olmadığını tarar; sonuç "negatif" ise idrarda kanama yoktur ve bu sağlıklı sonuçtur. "Pozitif" veya artı (+) ise idrarda eritrosit ya da serbest hemoglobin tespit edilmiştir; bu durumda mutlaka mikroskobik inceleme ile teyit edilmelidir. Çünkü idrar çubuğu testinde yanlış pozitiflik oldukça sık görülür: yoğun egzersiz, adet kanamasının idrar örneğine karışması, aşırı C vitamini alımı ve bazı gıda boyaları (pancar yedikten sonra bile idrar kırmızıya dönebilir ve yalancı alarm yaratır) sonucu etkileyebilir. Dolayısıyla çubuk testte pozitif çıkan her sonucun mikroskobik doğrulaması yapılmadan kesin yorumlanmaması gerekir. Mikroskobik incelemede eritrosit morfolojisi (şekli) de değerli ipucu verir: dismorfik (bozuk şekilli) eritrositler böbrekteki glomerül hasarına, normal şekilli eritrositler ise mesane veya alt idrar yolu kaynaklı kanamaya işaret eder.

Eritrosit Testleri Kimlere Yapılmalıdır?

Kronik yorgunluk, solgunluk, nefes darlığı ve çarpıntı gibi kansızlık belirtileri olan herkese hemogram kapsamında eritrosit değerlendirmesi yapılır; bu en temel kullanım alanıdır. Gebelerde eritrosit takibi ayrıca önem taşır: artan kan hacmi ve bebeğin ihtiyacı nedeniyle gebelikte fizyolojik bir eritrosit seyrelmesi yaşanır ve gerçek kansızlık ile gebelik seyrelmesinin ayrımı ancak hemoglobin, hematokrit ve ferritinin birlikte değerlendirilmesiyle yapılır. İdrar tahlilinde eritrosit araştırması ise idrar yaparken yanma, böğür ağrısı, idrar renginde koyulaşma veya kanlı görünüm şikayeti olan herkese yapılmalıdır. Tekrarlayan böbrek taşı öyküsü olan hastalar, kan sulandırıcı ilaç kullanan bireyler ve 40 yaş üstünde ailede mesane veya böbrek kanseri hikayesi olan kişiler düzenli idrar taramasıyla takip edilmelidir. Kemoterapi alan kanser hastalarında ise eritrosit sayısı ve hemoglobin her kür öncesi kontrol edilir; ciddi düşüşlerde kan nakli veya eritropoietin (eritrosit üretimini uyaran ilaç) tedavisi planlanır.

Eritrosit Düşüklüğü ve Yüksekliğinde Tedavi Nasıl Planlanır?

Tedavi, eritrosit sayısının düşük veya yüksek olmasına ve altta yatan sebebe göre tamamen farklılaşır. Düşüklükte (anemi) önce nedenin belirlenmesi gerekir: demir eksikliğinde demir preparatı, B12 eksikliğinde B12 takviyesi, kronik kan kaybında kanamanın kaynağının bulunup durdurulması tedavinin temelidir. Hemoglobinin 7 g/dL altına düştüğü ciddi kansızlıklarda kan nakli (transfüzyon) hayat kurtarıcıdır. Yükseklikte (polisitemi) ise reaktif (tepkisel) ve klonal ayrım yapılması zorunludur. Sigara bırakma, KOAH tedavisi veya yüksek rakımdan inme gibi sebep ortadan kalktığında reaktif polisitemi kendiliğinden düzelir. Polisitemia vera gibi kemik iliği hastalıklarında ise tedavide flebotomi (düzenli aralıklarla kan aldırma) ve gerekirse ilaç tedavisi uygulanır. Kimsenin söylemediği ama sahada sık karşılaşılan bir durum vardır: hemoglobin ve hematokrit değeri normalin üst sınırında seyreden sigara içicileri, bu durumu "kanım güçlü" diye yorumlar. Oysa bu yükseklik vücudun oksijensiz kaldığının işaretidir ve pıhtı atma, inme ve kalp krizi riskini belirgin biçimde artırır.

Eritrosit Testlerinde Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

En yaygın hata, idrarda eritrosit pozitifliğini doğrulama yapmadan kabul etmektir. İdrar çubuğu testinde yoğun egzersiz, adet bulaşı, pancar gibi gıdalar ve bazı ilaçlar yanlış pozitiflik yaratır; mikroskobik inceleme ile teyit edilmeden tedavi planlamak gereksiz tetkik ve tedaviye yol açar. İkinci kritik hata, 40 yaş üstünde tekrarlayan ağrısız hematüriyi "taşa bağlanır" diye geçiştirmektir. Bu yaş grubunda tümöral nedenler mutlaka dışlanmalıdır; geciken tanı hayat kaybına neden olabilir. Üçüncü hata, hemogramda sadece RBC sayısına bakıp eritrosit indekslerini (MCV, MCH, RDW) incelememektir. Sayı tek başına kansızlığın tipini söylemez; demir eksikliği mi, B12 eksikliği mi, talasemi mi olduğunu indeksler ortaya koyar ve tedavi buna göre şekillenir. Dördüncü hata, polisitemiyi "iyi bir şey" sanmaktır. Hematokrit erkeklerde %54, kadınlarda %48 üzerinde çıktığında kan yoğunluğu tehlikeli düzeye ulaşır ve pıhtı atma riski katlanır; bu durumda beklemeden neden araştırılmalı ve gerekirse flebotomi başlatılmalıdır.

Çoğu uzman aksini iddia etse de, eritrosit testi "rutin bir kan sayımı" olarak hafife alınmamalıdır. Tek bir hemogram sonucundaki RBC sayısı, MCV değeri ve hemoglobin düzeyi, demir eksikliğinden talasemiye, polisitemia veradan kronik böbrek hastalığına kadar düzinelerce tanıya kapı açar. Aynı şekilde idrar tahlilindeki birkaç eritrosit, böbrek taşı kadar masum bir sebepten de, mesane tümörü kadar ciddi bir sebepten de kaynaklanabilir. Dolayısıyla eritrosit testinin değeri, sadece sonuca bakmakta değil, o sonucu doğru soru sorarak yorumlamakta gizlidir.

Satem Mobil Sağlık
SATEM TIBBİ KURULU

*Bu içerik, Satem Mobil Sağlık Tıbbi Kurulu ve Laboratuvar Direktörlüğü tarafından, güncel tıbbi literatür ve laboratuvar protokolleri ışığında incelenerek onaylanmıştır.
*Web sitemizde yer alan bilgiler, kişileri tanı veya tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi uzman hekiminize danışmadan uygulamayınız. İçeriklerimizde Satem Mobil Sağlık’ın tedavi edici sağlık hizmetlerine (hastane/muayene) yönelik bilgiler değil, laboratuvar ve mobil sağlık tarama süreçlerine dair teknik veriler yer almaktadır.