Bilirubin testi, kanda biriken bilirubin pigmentinin düzeyini ölçen biyokimyasal bir taramadır. Satem Mobil Sağlık, OSGB ve mobil sağlık taraması kapsamında hepatotoksik kimyasal maruziyeti bulunan çalışanların periyodik muayenelerinde bilirubin testini uygular. Total, direkt ve indirekt bilirubin ayrımı, işyeri hekiminin mesleki karaciğer hasarı ile hemolizi ayırt etmesinde temel göstergedir. 6331 sayılı İSGK kapsamında bu sonuçlar sağlık gözetimi kayıtlarına işlenir.
Bilirubin testi, kandaki bilirubin pigmentinin düzeyini ölçen biyokimyasal bir laboratuvar taramasıdır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında, hepatotoksik (karaciğere zarar veren) kimyasallara maruz kalan çalışanların periyodik muayenesinde bu test rutin olarak istenir. Testin iş sağlığı uygulamalarındaki rolü, kimyasal maruziyet kaynaklı karaciğer hasarının erken dönemde saptanmasında belirginleşir.
Bilirubin, yaşlanmış kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) dalakta parçalanmasıyla ortaya çıkan sarı-turuncu bir pigmenttir. Bu pigment kana karışır, karaciğere taşınır ve orada kimyasal bir dönüşümden geçerek safra yoluyla bağırsaklara atılır. Sürecin herhangi bir aşamasında tıkanma veya hasar oluştuğunda bilirubin kanda birikir ve klinik olarak sarılık (ikter) tablosu ortaya çıkar.
Dolayısıyla bilirubin yüksekliği tek başına bir hastalık değil, karaciğer veya kan hücresi metabolizmasındaki bir aksaklığın göstergesidir. İş sağlığı pratiğinde bu gösterge, özellikle kimyasal maruziyet kaynaklı organ hasarının erken uyarı sinyali olarak değerlendirilir.
Total bilirubin, kandaki direkt ve indirekt bilirubinin toplamını ifade eder. Direkt (konjuge) bilirubin, karaciğerde işlenmiş ve safrayla atılmaya hazır hale gelmiş formdur. İndirekt (unkonjuge) bilirubin ise henüz karaciğerde işlenmemiş, kana yeni karışmış halidir.
Bu ayrım işyeri hekimi için kritik bir ipucudur. Direkt bilirubinin yükselmesi safra yolu tıkanıklığına veya karaciğer içi hasara işaret eder. İndirekt bilirubinin yükselmesi ise eritrositlerin aşırı yıkımına, yani hemolize yönlendirir. Kurşun, arsenik ve bazı organik çözücülere maruz kalan çalışanlarda hemoliz kaynaklı indirekt bilirubin yüksekliği iş sağlığı pratiğinde sık karşılaşılan bir tablodur.
Bilirubin testi, mesleki maruziyet riski taşıyan belirli çalışan gruplarında periyodik muayene kapsamında istenir. Çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde yıllık, tehlikeli sınıftaki işyerlerinde ise üç yıllık periyotlarla tekrarlanan sağlık taramalarında bu test özellikle şu gruplarda yer alır:
Bilirubin testi, venöz kan örneğiyle yapılan standart bir biyokimya analizidir. Çalışandan alınan kan, laboratuvarda spektrofotometrik yöntemle (ışık ölçümüne dayalı analiz) incelenir. Sonuç genellikle aynı iş günü içinde raporlanır.
Test öncesinde 8-12 saatlik açlık süresi gerekir. Yemek sonrası artan safra akışı, özellikle direkt bilirubin değerini geçici olarak yükseltir. Mobil sağlık taraması yapan ekipler sahada kan alımını genellikle vardiya başlangıcında, çalışan henüz aç durumda gerçekleştirir. Bu zamanlama sonuçların güvenilirliğini doğrudan belirler.
Bilirubin yüksekliği saptanan çalışan için işyeri hekiminin izleyeceği yol, yüksekliğin direkt mi indirekt mi olduğuna göre şekillenir. İndirekt bilirubin yüksekliğinde öncelikle hemoliz nedenleri araştırılır: mesleki kurşun maruziyeti, talasemi taşıyıcılığı veya ilaç kaynaklı hemoliz ön planda değerlendirilir. Direkt bilirubin yüksekliğinde ise karaciğer enzimleri (ALT, AST, GGT, ALP) ile birlikte hepatit B ve C serolojisi istenir.
Çoğu işveren fark etmese de, izole bilirubin yüksekliğinin en sık nedeni Gilbert sendromudur. Toplumun yaklaşık yüzde 5-10'unda görülen bu genetik durum klinik olarak zararsızdır ve çalışanın görev kısıtlaması gerektirmez. Ancak bu tanıyı koymak işyeri hekiminin değil, iç hastalıkları uzmanının sorumluluğundadır. İşyeri hekimi bilirubin yüksekliğini saptadığında çalışanı sevk eder ve sevk sonucunu İSG-KATİP kayıtlarına işler.
Periyodik muayenelerde bilirubin takibi, tek bir ölçümle değil trend analiziyle anlam kazanır. İlk işe giriş muayenesinde alınan bazal değer referans noktasıdır. Sonraki periyodik ölçümlerde bu bazal değere göre yüzde 30'un üzerinde artış gösteren çalışan, mesleki maruziyet açısından ayrıntılı değerlendirmeye alınır.
6331 sayılı Kanun'un 15. maddesi gereği sağlık gözetimi kayıtları en az 15 yıl saklanır. Kanserojen maddelere maruz kalan çalışanlarda bu süre 40 yıla uzar. Bu kayıt yükümlülüğü, bilirubin trend analizinin geriye dönük yapılmasını sağlar ve olası bir meslek hastalığı başvurusunda ispat yükünü karşılar.
Mesleki maruziyet, bilirubini iki farklı mekanizmayla yükseltir. Birinci mekanizma doğrudan hepatotoksisite, yani karaciğer hücrelerinin kimyasal hasar görmesidir. Karbon tetraklorür, kloroform ve trikloretilen bu mekanizmanın klasik örnekleridir. İkinci mekanizma hemoliz, yani kırmızı kan hücrelerinin normalden erken yıkımıdır. Kurşun ve arsenik gibi ağır metaller eritrosit zarını bozarak hemolize neden olur.
İSG denetimlerinde sıkça atlanan bir ayrıntı vardır: maruziyet süresi kısa olsa bile yoğun maruziyetin bilirubin üzerindeki etkisi uzun sürer. Akut karbon tetraklorür maruziyetinden sonra karaciğer enzimleri (ALT, AST) 48-72 saat içinde normale döner. Ancak bilirubin düzeyinin normalleşmesi 2-3 haftayı bulur. Bu gecikme, maruziyet sonrası erken yapılan kontrolde bilirubin yüksekliğinin sürdüğü yanılgısına ve gereksiz sevklere neden olur. Deneyimli işyeri hekimleri bu farkı bilerek kontrol ölçümünü en az 3 hafta sonraya planlar.